bir gün bunu yapacağım aklımın ucundan dahi geçmezdi ancak birini arıyorum. adı efe. ona dair bildiğim tek şey bu. seneler evvel hayatıma girdi ve bir anda yok oluverdi. anıl durmuştan uzaktan da severim şarkısı bizim şarkımızdı, belki bu şarkıyla hatırlar beni.
seni, gerçek seni merak ediyorum efe. eğer sen de gerçek burcuyu merak eder ve bir gün bu mesaja denk gelirsen seninle konuşmayı sabırsızlıkla bekliyor olacağım.
ahilevevahile
Biliyorum. Biliyorum seni. Kendimi bildiğim gibi en az.
Biliyorum; insanların dertlerine kafa yorup akıl verirken -sanki çok halletmiş gibi bütün dertleri- abilik taslamanın ne kadar zor olduğunu biliyorum, hala dizlerinde yatacak bir anne ararken.
Biliyorum, anlamazlar diye ağlamaktan vazgeçmeyi. gözyaşlarını sildiğin yere gülen gamzeler yerleştirmenin ne kadar zor olduğunu. Yıkmak isterken her önüne geleni, duvar ustası ne olmaktır biliyorum.
Biliyorum hergün dinlediğin müzik tarzını değiştirmek ne demektir. Aslında dinlemek ve yazmak istediklerinden kaçıp, hep seni bir uyuşturucu gibi rahatlatan şarkılara, yazılara, olaylara sığınmak nedir biliyorum.
Sineye çektiğin her şeyi, ilk sinene çekildiğin zaman çaresizce görüp, bütün olanları tekrar yaşamak nedir biliyorum. Kolpadan gülmek, güldürmek için kasmak, bütün sevişen maneviyatlar arasında, numaradan orgazm olmak nedir, bunu da biliyorum.
Ve yine biliyorum çok ıslandı yanakların, çok üşüdün, çok üşüdük. Onca takvim yaprağı düştü yere ama hiç açmadı kır çiçekleri biliyorum. "Belki de çok vardır bahara" demek de lazımdır belki. Ama öyle ya da böyle, uğrunda kaç hayal daha şehit olur bilmem ama, bu bahar gelecek. Ne kadar çirkeflik yapıp, korner bayrağının orada uzatmalara oynasa da bu bahar gelecek işte!
Öyle içten ve gerçek güleceğiz ki; bütün gözyaşları yalan olacak o gün. Artık sadece kardelen kokusuna mahkum olmayacağız. Bolca kır çiçeğimiz olacak ve onları götüreceğimiz bir güzel gülüş...
6
jonahsimms
I just don’t think that men understands how different everything is for us. I can think of a million exemples from this week alone.